Meal Seç / Sure Seç

Hümeze Suresi

TÜRKÇE - MUHAMMED ESED KURAN TEFSİRİ


( MUHAMMED ESED KURAN TEFSİRİ )

104 - Hümeze
RAHMÂN, RAHÎM ALLAH ADINA (1)

1 - Otoritelerin çoğunluğuna göre, (9. sure -Tevbe- hariç bütün surelerin başında yer alan) bu ifade Fâtiha'nın ayrılmaz bir parçasını oluşturur. Bu nedenle 1. ayet olarak numaralandırılmıştır. Bütün diğer örneklerde ise besmele, surelerin başında yer alır ve fakat ayet sayılmaz. Rahmân ve Rahîm ilahî sıfatlarının her ikisi de "bağışlama", "merhamet", "şefkat" anlamına gelen ve fakat daha da kapsayıcı bir mana ifade eden rahmet isminden (bu ismin masdarından) türetilmişlerdir. İlk zamanlardan bu yana İslam alimleri, bu iki terimi birbirinden ayıran anlam nüanslarını tanımlamaya çalışmışlardır. Bu açıklamaların en ikna edici ve sade olanı İbni Kayyım'a aittir (Menâr I, 48'den naklen): (Ona göre,) Rahmân terimi, Allah'ın Varlığı kavramında içkin (mündemiç) bulunan ve ondan koparılması mümkün olmayan rahmet saçıcılığı vasfını kapsarken, Rahîm, bu rahmetin O'nun mahlukatı üzerindeki tezahürünü ve onlar üzerindeki etkisini, başka bir deyişle O'nun aktivite (faaliyet) tarafını ifade eder.

        
Geleneksel başlığını ilk ayetinde geçen bir isimden alan bu sure, Muhammed (s)'in peygamberliğinin üçüncü yılının sonuna doğru -muhtemelen 75. sureden (Kıyâmet) sonra- nazil olmuştur.
1. VAY haline iftira atanın ve ayıp-kusur arayanın! (1)

1 - Yani, kötü niyetle başkalarında gerçek veya hayalî kusurlar aramaya çalışan herkes.

2. [Vay haline o kişinin] (2) ki, serveti biriktirir ve onu bir kalkan sayar,

2 - Bu tekrarlayıcı parantez zorunludur, çünkü 2-3. ayetlerde anlatılan olumsuz davranışlar, 1. ayette zikredilen iki gruptan tamamen farklı bir kategoriye aittir.

3. zanneder ki serveti onu sonsuza dek yaşatacak! (3)

3 - Bu, maddî servetleri ve imkanları elde etmeye ve onlara sahip olmaya neredeyse "dinî" bir değer atfetme eğiliminin kinâyeli bir anlatımıdır -insanı ruhî endişelere gerçekten önem vermekten alıkoyan bir eğilim (karş. 102:1, not 1). Önceki ayetteki ‘addedehû fiilini "onu bir kalkan sayar" şeklinde çevirmem, Cevherî'nin bu terim ile ilgili açıklamasına dayanmaktadır.

4. Hayır, tersine, [öteki dünyada] çökerten bir azaba (4) terk edilecektir o!

4 - Hutame -"cehennem" kavramında mündemiç bulunan öteki dünya azabının muhtelif mecazlarından biridir (bkz. 15:43-44, not 33).

5. Bilir misin nedir o çökerten azap?
6. Allah tarafından tutuşturulan bir ateş,
7. [günahkar] kalplerin üstünde yükselen: (5)

5 - Yani, onların kalplerinden çıkarak -günahkarların suçlarını geç fark etmelerinde "ateş"in ruhî niteliğine bir işaret vardır.

8. üzerlerine salınacak (bir ateş),
9. sonsuz sütunlar arasında! (6)

6 - Lafzen, "geniş sütunlar arasında", yani ümitsizlik ile kuşatılmış halde.