Meal Seç / Sure Seç

İnşirah Suresi

TÜRKÇE - MUHAMMED ESED KURAN TEFSİRİ


( MUHAMMED ESED KURAN TEFSİRİ )

94 - İnşirah
RAHMÂN, RAHÎM ALLAH ADINA (1)

1 - Otoritelerin çoğunluğuna göre, (9. sure -Tevbe- hariç bütün surelerin başında yer alan) bu ifade Fâtiha'nın ayrılmaz bir parçasını oluşturur. Bu nedenle 1. ayet olarak numaralandırılmıştır. Bütün diğer örneklerde ise besmele, surelerin başında yer alır ve fakat ayet sayılmaz. Rahmân ve Rahîm ilahî sıfatlarının her ikisi de "bağışlama", "merhamet", "şefkat" anlamına gelen ve fakat daha da kapsayıcı bir mana ifade eden rahmet isminden (bu ismin masdarından) türetilmişlerdir. İlk zamanlardan bu yana İslam alimleri, bu iki terimi birbirinden ayıran anlam nüanslarını tanımlamaya çalışmışlardır. Bu açıklamaların en ikna edici ve sade olanı İbni Kayyım'a aittir (Menâr I, 48'den naklen): (Ona göre,) Rahmân terimi, Allah'ın Varlığı kavramında içkin (mündemiç) bulunan ve ondan koparılması mümkün olmayan rahmet saçıcılığı vasfını kapsarken, Rahîm, bu rahmetin O'nun mahlukatı üzerindeki tezahürünü ve onlar üzerindeki etkisini, başka bir deyişle O'nun aktivite (faaliyet) tarafını ifade eder.

        
Önceki sureden (Duhâ) hemen sonra nazil olan bu sure, onun doğrudan devamı gibi görünmektedir. H. 1. asrın bazı meşhur alimleri -mesela Tâûs b. Keysân veya Halîfe Ömer b. Abdülazîz ("İkinci Ömer" olarak bilinir)- Duhâ ile Şerh'i bir sure olarak görürler ve namazda buna göre, yani birini diğerinden ikinci "besmele" ile ayırmadan okurlardı (Râzî). Bu görüşü ister kabul edelim ister etmeyelim, bu surenin, önceki sure gibi, ilk bakışta Hz. Peygamber'e ve daha sonra o'nun aracılığıyla bütün Kur'an ehline hitab ettiği şüphesizdir.
1. BİZ kalbini (1) aç(ıp ferahlat)madık mı,

1 - Lafzen, "göğsünü" yahut "sineni".

2. ve üzerinden yükü kaldırmadık mı,
3. o belini büken (yükü)? (2)

2 - Yani, "şimdi affedilmiş olan geçmiş günahlarının yükünü" (Taberî; Mücâhid, Katâde, Dehhâk ve İbni Zeyd'den naklen). Muhammed (s)'in durumu sözkonusu olduğunda bu, o'nun nübüvvetinden önce yapmış olduğu hatalar ile bağlantılıdır (aynı kaynak) ve bariz bir şekilde 93:7'nin bir yankısıdır -"yolunu kaybetmiş görüp seni doğru yola ulaştırmadı mı?"

4. Şerefini ve itibarını yükseltmedik mi? (3)

3 - Yahut: "şanını yüceltmedik mi?" Zikr teriminin ilk anlamı, "hatırlatma" veya "hatırlama"dır; ikinci olarak da "bir şeyi [veya "bir kimseyi"] hatırlatan şey", yani takdirle hatırlatan: bu nedenle zikr, "nam" veya "şan" ve mecazî olarak da -bu örnekte olduğu gibi- "itibar" veya "onur" anlamlarına gelir.

5. Elbette her güçlükle birlikte bir kolaylık vardır:
6. Şüphesiz, her güçlükle bir kolaylık!
7. Öyleyse [sıkıntıdan] kurtulduğun zaman sağlam dur,
8. ve yalnız Rabbine sevgi ile yönel.