Meal Seç / Sure Seç

Kureyş Suresi

TÜRKÇE - MUHAMMED ESED KURAN TEFSİRİ


( MUHAMMED ESED KURAN TEFSİRİ )

106 - Kureyş
RAHMÂN, RAHÎM ALLAH ADINA (1)

1 - Otoritelerin çoğunluğuna göre, (9. sure -Tevbe- hariç bütün surelerin başında yer alan) bu ifade Fâtiha'nın ayrılmaz bir parçasını oluşturur. Bu nedenle 1. ayet olarak numaralandırılmıştır. Bütün diğer örneklerde ise besmele, surelerin başında yer alır ve fakat ayet sayılmaz. Rahmân ve Rahîm ilahî sıfatlarının her ikisi de "bağışlama", "merhamet", "şefkat" anlamına gelen ve fakat daha da kapsayıcı bir mana ifade eden rahmet isminden (bu ismin masdarından) türetilmişlerdir. İlk zamanlardan bu yana İslam alimleri, bu iki terimi birbirinden ayıran anlam nüanslarını tanımlamaya çalışmışlardır. Bu açıklamaların en ikna edici ve sade olanı İbni Kayyım'a aittir (Menâr I, 48'den naklen): (Ona göre,) Rahmân terimi, Allah'ın Varlığı kavramında içkin (mündemiç) bulunan ve ondan koparılması mümkün olmayan rahmet saçıcılığı vasfını kapsarken, Rahîm, bu rahmetin O'nun mahlukatı üzerindeki tezahürünü ve onlar üzerindeki etkisini, başka bir deyişle O'nun aktivite (faaliyet) tarafını ifade eder.

        
Hz. Peygamber'in arkadaşlarından bazısına ve sonraki kuşaktan birçok alime göre, bu sure ile bir önceki sure, aslında bir bütün oluştururlar. Böylece Ubey b. Ka‘b'ın elindeki Kur'an nüshasında Fîl ile Kureyş sureleri, bir tek sure olarak yazılmışlardı, yani alışılmış şekilde besmele ile birbirlerinden ayrılmamışlardı (Beğavî ve Zemahşerî). Hz. Ebubekir ve Osman'ın Kur'an metnini nihaî olarak cem‘ ederlerken, Zeyd b. Sâbit ve Ali b. Ebî Tâlib'in yanısıra itimad ettikleri önde gelen salâhiyetlerden birinin de Ubey b. Ka‘b olduğunu unutmamalıyız. İbni Hacer Askalânî'nin Ubey b. Ka‘b'ın Kur'an nüshasının şehadetini ikna edici bulması bu sebepten olabilir. (Fethu'l-Bârî, VIII, 593). Ayrıca rivayet edilir ki Ömer b. Hattâb, cuma namazını kıldırırken iki sureyi tek sure olarak okurdu (Zemahşerî ve Râzî). Ancak Fîl ve Kureyş ister tek ister iki ayrı sure olsunlar, şurası kesindir ki ikincisi, birincinin devamı olup Allah'ın Fil Ordusu'nu imha etmesinin "Kureyş'i güvenli kılmak için" yapıldığına işaret eder (bkz. aşağıda ayet 1 ve ilgili not).
1. KUREYŞ'in emniyeti sağlanabilsin diye, (1)

1 - Lafzen, "Kureyş'i korumak için", yani onları, Kâbe'nin koruyucuları ve Son Peygamber Muhammed (s)'in aralarından çıkacağı bir kabile yaparak. Böylece, "Kureyş'in güvenliği", Kâbe'nin güvenliğinin bir simgesidir: Uğruna Ebrehe ordusunun imha edildiği, Allah'ın birliği kavramına dayanan İtikadın odak noktası olan Kâbe'nin (bkz. giriş notu ve bir önceki sure).

2. kış ve yaz seferlerindeki (2) emniyeti.

2 - Yani, Mekke'nin refahının başlıca güvencesi olan yılda iki ticaret kervanının -kışın Yemen'e yazın Suriye'ye giden kervanın- emniyeti için.

3. O halde bu Mâbed'in (3) Rabbine kulluk etsinler,

3 - Yani, Kâbe'nin (bkz. 2:125, not 102).

4. O ki, aç kalmasınlar diye onları beslemiş ve tehlikelerden emin kılmıştır. (4)

4 - Karş. Hz. İbrahim'in duası: "Ey Rabbim! Burayı güvenli bir bölge kıl ve halkına bereketli bir rızık bağışla" (2:126).